Ara
  • LIFEON BLOG

TAKIM SPORLARINDA İLETİŞİMİN ÖNEMİ

Takım sporlarında iletişim, sporcunun fiziksel sağlığını ve takımın kaderini değiştirebilir mi ?

İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanlar dünyaya geldikten sonra kendinde ve çevresinde arayış içindedir. İnsanlar yaşadıklarını ve duygularını paylaşma, dönüt alma ihtiyacı duyar. İnsanın başarıyı, birlikteliği ve motivasyonu bulabileceği ortamların arasında oyun ve sporsal aktivite gelmektedir. Kişinin yeteneğini açığa çıkaran sporsal aktiviteler kişide "ben yapabiliyorum, bu işte başarılıyım" algısı yaratır. Bu da psikolojik ve fizyolojik doyum sağlayıp birçok farklı deneyimler sunmaktadır. Sporcu kendini bir takıma ait hissetmek istiyorsa, sesini rahatça çıkarabilmelidir. Sporcu yeteneği dışında da "ben buradayım!" diyebilmelidir.

Takım sporları bu anlamda sporcunun gerek spor performansında gerek günlük hayatında deşarj olmasını sağlar. Bir takımın geliştirmesi gereken en önemli konu saha içi iletişimdir. Bir takımda oyuncular arasındaki iletişim ne kadar iyi olursa o kadar çok şey paylaşılacak ve sporcunun zihinsel, bedensel dayanıklılığını arttıracaktır.

Bu konu da efsane koçlardan Phil Jackson'ın uyguladığı yöntemi paylaşmak isterim. Phil Jackson bir antrenmanında hiçbir oyuncusunun konuşmasını istemez.Konuşurlarsa tüm takım ceza olarak koşmak zorunda kalacaktır. Sporcularından sessizce antrenman yapmalarını ister ve böylece neyi kaçırdıklarını görebilirler. Bu güzel örnekten de anlaşılacağı üzere iletişim aslında takımın bir parçası.



Takım içinde iletişimde olmak yaralanma riskini de azaltacaktır. Bazı yaralanmalar sadece psikolojik olup kaygı, stres kontrol bozukluğundan kaynaklanabilir. Başka bir açıdan baktığımızda ise bir yaralanma sonucu sporcu,takım arkadaşlarının desteğini ne kadar yakınında hissederse iyileşmesi o kadar hızlı olacaktır. Sporcunun bedeninde hissettiği ya da gerçekten var olan bir yaralanması veya ağrısı olmamasına karşın sporcu ağrı hissettiğini söyleyerek korku yaşayabilir. Bu gibi durumlarda sporcunun böyle düşünmesinin altında yatan sebep bulunmalı ve bu durum iyileştirilmelidir.


Sporcular her antrenmanda ya da her müsabakada en temelde kazanmak ve kaybetmek duygularını yaşarlar. Ayrıca sporcular müsabakalarda hiç tanımadıkları binlerce kişi önünde performans gösterip bazen onore edici yorumlara bazen de acımasız eleştirilere maruz kalabiliyorlar. Yaşanılan stres dolayısıyla sporcular iyi bir stres yönetimi halinde olmalılar. Bu noktada takım arkadaşları devreye girer. Büyük çabalarla kazanılmış maçlar, son dakika kaçan galibiyetler, omuz omuza mücadeleler, düştüğünde birinin sana elini uzatması, sakatlandığında yalnız olmadığını hissetmek, sevincinde sarılmak, kaybettiğinde ayağa kaldırabilmek gibi benzersiz duygular paylaşılır. Bu gibi paylaşımlar sporcunun beden sağlığını da olumlu etkileyecektir.




Yalnız olmadığını bilmek, hatasında onu tolere edecek insanların varlığı sporcuyu rahatlatacak ve bu rahatlama stresi azaltıp zihinsel iyileşmeyle beraber performansını arttıracaktır. Motivasyonu, özgüveni yüksek, umutlu, mutlu, paylaşıma açık bir zihin bedeni de iyileştirecek ve performansı maksimuma çıkaracaktır.







Unutulmamalıdır ki bedenin kontrolü zihindedir ve takım sporlarında sporcuların kendi aralarındaki iletişim sadece spor hayatlarına değil sosyal yaşantılarına, kişiliklerine de yansıyacaktır. Etkili bir iletişim her şeyin anahtarıdır.


GENES Fzt. SILA NUR BİLGİN

LifeOn Concept



34 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör