Ara
  • LIFEON BLOG

SEVGİNİN GÜCÜ: AMİGDALA


Beyninin sağ tarafı etkilenmiş ve sol tarafı felç geçiren bir kişiden gülümsemesini istediğimizde ne olur? Kişi gülümsemeye çalışır ve yüzünün sadece sağ tarafında yarım bir gülümseme oluşur. Peki o an sevdiği birini gördüğünde de gülümsemesi yarım olacak mı? Aslında hayır. Kişi sevdiğini gördüğünde ağzın ve yüzün her iki yarısının da katılımıyla doğal ve geniş bir gülüş sergileyebilir.

Peki bunun nedeni nedir hiç merak ettiniz mi?


Sevginin gücü

Kişinin sevdiği kişiyi görmesiyle oluşan mutluluk, heyecan gibi davranışlar tebessüm şeklinde dışa vurulur. Bu içgüdü ve emosyonel davranışlarımızdan “limbik sistem”sorumludur.


Çizim: Nermin Dilruba Titiz


Limbik sistem; duygular, hisler, hayaller, alışkanlıkların kontrolü ve motivasyon ile ilgili sistemdir. Beynin diğer alanlarını etkinleştirmek için gerekli olan duygusal ve öğrenme süreci için zorunlu olan motivasyonel dürtüleri, başkaları ile iletişimi sağlar. Farkında olmasanız da hayatınıza alacağınız insanları, limbik sistem arka planda değerlendirirken, önceki deneyim ve beklentileriniz gibi faktörleri işin içine katarak “işte bu” dedirten sistemdir. Bu duyguların oluşmasında limbik sistemin bir parçası olan amigdalanın önemli bir rolü vardır.



Amigdala, insanda duygusal tepkilerle ilişkili olan duygular, duygusal davranışlar ve motivasyon için birleştirici bir merkez,duygusal hafızanın depolandığı yer ve beynin en eski kısmıdır. Amigdala; başkalarının kimliğini, yüz ifadesini ve bakış yönünü işaret ettiği için yüz ifadelerinin seçimini etkileyebilir. Doğal sosyal etkileşimlerin araştırılması üzerine, maymunlar üzerinde yapılan bir çalışmada; maymunlar bakışlarını diğer maymunların gözlerine sabitlediğinde yanıt veren amigdalada bir grup uzmanlaşmış hücre aktif hale geldiği gözlemlenmiş, bu “göz hücrelerinin” bir alt kümesinin yalnızca göz teması sırasında yanıt verdiği ve yüz ifadelerinin duygusal etkisini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Sonrasında yapılan araştırmalar ile de insanlar üzerinde de kanıtlanmıştır. Yani amigdala ve orta- ara yüz bölgelerindeki sinir hücreleri, yüz ifadelerinin üretimine benlik ifadelerini izleyerek yanıt verirler. Duyguların tanınmasında özellikle de yüz ifadeleri söz konusu olduğunda önemlidir.

Yüz felçli kişilerde ise etkilenen, hasara uğrayan yer beynin farklı bir alanıdır. Limbik sistem ise fonksiyonunu devam ettirmeyi sürdürür. Limbik sistemin elektriksel stimülasyonu ile uyanık kişilerde duyguların ortaya çıkmasına yol açar. Dolayısıyla emosyonel bir doğal gülümsemenin sağlanması için beynin etkilenen, hasara uğrayan alanı olan motor korteksin devreye girmesine gerek yoktur. Fonksiyonunu devam ettiren limbik sistem ile bu sağlanır. Yüzün mimik kas kontrolünden sorumlu nervus facialis motor çekirdekleri uyarılır. Sonucunda da yüz felci geçirmiş kişiler sevdikleri birini gördüklerinde, emosyanlara karşı ağzın ve yüzün her iki yarısının da katılımıyla doğal ve geniş bir tebessüm sergilerler. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki:

Sevgi, her şeyin üstesinden gelir.


GENES Fzt. Nermin Dilruba Titiz

LifeOn Concept



10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

UYKU VE RECOVERY

Yorucu geçen bir iş gününün ya da antrenmanın sonrasında vücudumuzda bazı fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Vücut kullandığı enerjiyi geri kazanmak ve biriken yorgunluk faktörlerini dolaşıma kat

SPORCULARDA COVID-19 VE FİZYOTERAPİ İLİŞKİSİ

Covid-19 geçirdiniz mi? Peki spor yaparken hastalık öncesi performansınıza erişemediğinizi fark ediyor musunuz? Bu sorulara cevaplarınız ‘Evet’ ise okumaya devam edin. Corona virüs, tüm dünyayı aynı

SKOLYOZ TARAMA PROGRAMINA PRATİK YAKLAŞIM

Günlük aktivitelerimizde; çanta taşırken, masa başı çalışırken, televizyon izlerken sizce de doğru pozisyonda ve hareket ekseninde miyiz? Aslında farkında olmadan duruş bozukluklarına, vücudun herhang